Kişilerin performansını arttırmak için kurum ve kuruluşların uyguladıkları yöntemler içerisinde en çok kullandıkları yöntem motivasyon arttırıcı aktivitelerdir. Kişilerdeki motivasyon kısıtlı bir program çerçevesinde bir saat ya da birkaç saat içerisinde sağlanabilecek bir konu değildir. 

Kişilerdeki motivasyonunun artışı hayata bakış açıları ile doğru orantılıdır ve bu noktada bir şeyler yapamıyorsanız olup biten aktiviteler bir formaliteyi yerine getirmekten başka bir şey değildir. Kişilerin hayata bakış açısını kısa bir zaman dilimi içerisinde “en iyi sizsiniz, yaparsınız, kendimizi alkışlayalım vs.” benzeri yaklaşımlar ile yapabileceğinizi zannetmek bana göre suni bir algı oluşturmaktan öteye gitmemektedir. 

Yukarıda bahsettiğimiz çerçeve kapsamında kişilerde doğru motivasyonu oluşturabilmek için ve aynı zamanda kişilerin hayata bakış açılarını belirli ölçüde olsa dahi etkilemek için “Neden Yardımsever Olayım Ki?” programını hazırladık çünkü insanlığı bir adım öteye taşıyacak en yüksek ideal hizmettir. 

Kişilerde bu bilici oluşturmak adına yürüteceğimiz çalışmalar farkındalık üzerinedir ve kişilerin sahip olukları ya da sahip olmadıkları dinamikleri fark etmelerini sağlar. Bana göre bu tür çalışmalar ayağı yere basan, havada kalan kuru içerikler barındırmayan metodlarla insanlara sunulmalıdır. Yani katılımcılar kendilerine aktarılan konuları duyduklarında kendilerini sorgulamalıdırlar.

Her zaman belirttiğimiz gibi kişiler başkaları tarafından motive edilemez ancak kişilerin kendilerini sorgulamalarına vesile olarak iç dinamiklerini fark etmelerine yardımcı olunabilir. Başkaları tarafından oluşturulan motivasyonlar suni ve kısa sürelidir, ilk karşılaştığınız sorunda çöker.

Program “Her kişinin kendi gücü ve imkanları oranında karşılık beklemeden dünyanın daha iyi gitmesi için çaba göstermesi esastır.” tanımlaması üzerinden ilerleyerek konuyu yavaş yavaş açmak kaydıyla son derece farkındalık yaratan birçok değeri ortaya koyduğumuz bir aktivitedir.

Güç ve imkândan bahsettiğimiz de kişiler genelde güçlerini azımsamakta ve buna paralel olarak kendi imkansızlıklarını öne sürerek yardımseverlik çalışmalarından kaçınmaktadırlar. Tabi böyle bir kaçınma da kişileri daha negatif, kendine ve çevresine karşı verici olmayan duyarsız bir insan haline getirmektedir. Bu noktada vereceğimiz tavsiyelerin oldukça farkındalık yaratacağına canıgönülden inanıyorum.

Karşılık beklememek konusu bildiğiniz üzere fedakarlıktır. Fedakârlık bencil insanın işine gelmediği için günden güne dejenere ettiği bir kavramdır. Birçok kişi halen “Kimse kar etmeyeceği bir şey için hiçbir şey feda etmez!” anlayışıyla hareket etmektedir.

Evet, yaşamın insana getirdiği bazı olumsuzluklar vardır ve bu olumsuzluklardan dolayı kişi günden güne yaşama, insana karşı isyankar, negatif bir önyargı ile yaklaşabilir fakat fedakarlık konusu doğru bakış açısı ile kişilere aktarıldığı taktirde, yani kişiye fedakarlığın sömürüye açık bir yapısının bulunmadığı, feda edilen şeyin sonunda kişinin elde ettiği iç huzurun muazzam bir kazanım olduğu somut, mantıksal örnek ve açıklamalarla gösterildiği taktirde kişinin yaşama, insana, dünyaya bakış açısı mutlaka etkilenecektir.

“Dünyanın daha iyiye gitmesi için çaba göstermek esastır.” Söylevini kişiler ütopik bir yaklaşım olarak yorumlayabilmektedir. Kişilerin kendi potansiyellerini küçümsediği ve oldukça önyargılı fikirlere sahip olduğu bu konu da kişilerin potansiyellerini görmelerine yardımcı olacağız. Aktaracağımız yaşanmışlıklar bu konunun bir ütopya olmadığını her kişinin bu dinamiğe sahip olduğunu “görmekten kaçmayan kişilere” somut olarak gösterecektir.

Programda Kullandığımız Aktarım Şekli;

Didaktik bir yapı içerisinde böyle bir tanımlamayı açmaya çalışmıyorum çünkü didaktik yapı programı takip eden kişilerin rehavete kapılmasına sebebiyet vermektedir.

Program aktardığım bilgiler çerçevesinde devam ederken, istenildiği zaman katılımcılar sorularıyla programa dahil olabilecektir. Böylelikle interaktif bir program gerçekleştirmiş olacağız.

Programı yaklaşık iki saat olarak planlamış olsam da gelen sorularla bu süre uzayabilmektedir.

Hizmet, yardımseverlik çalışmalarını uzun yıllar boyunca aktif olarak yapmış biri olarak ülkemizde yardımseverlik konusunun organize olmayan bir yapıda süre geldiğini net bir şekilde söyleyebilirim. Bu yıllar içerisinde kişilerin kendi hayatlarını idame ettirmek adına gösterdikleri garantici yaklaşımların kişileri ne kadar yardımseverlikten uzak hale getirdiğine de defalarca şahit olmuşumdur.

İnsan olarak bireysel anlamda yaşam içerisinde varlığımızı idame ettirmemizin hiçbir şekilde mümkün olamayacağını, insanlık olarak organize bir şekilde hareket edildiğinde gerçek anlamda daha huzurlu daha yaşanabilir bir dünyanın oluşabileceğini algılayamadığımız takdirde ne yazık ki insanlığın ve dünyanın başından musibetler eksik olmayacaktır.

Yaptığımız çalışmalarla gördük ki insanın yaşamasının ve yaşatmasının temel kaynağı yardımseverlik kavramı, hizmet kavramıdır. Çalışmalarımızın temelini de bu unsur oluşturmaktadır.

Sağlıcakla kalın...

Alparslan Varer
info@alparslanvarer.com

WeCreativez WhatsApp Support
İsim, telefon ve görüşmek istediğiniz konuyu belirtiniz!