Increase text size Decrease text size Erkek ve kadın ilişkisi insan ilişkileri noktasında oldukça belirleyici bir yer tutmaktadır çünkü erkek ya da kadın her iki taraf da birbirini tamamlayıcı özelliklere sahiptir. Yani bir kadın erkek olmadan bir erkek de kadın olmadan tam olarak var olamamaktadır.

Dostlarım, birçok ilişki yaşamış, iki kez evlenmiş ve bu işin eğitimini almış uzman bir ilişki koçu olarak temeldeki amacım sorular yönelterek çiftlerin kendi sorunlarını görmelerine yardımcı olmaktır. Her soru bir sorunun çözümünü içeren konsantre bir kilittir. Kişiler o kilidi kendi çabaları ile açabilirlerse yani sorulan soruyu kaçmadan, saklanmadan, işlerine gelmediği için duymazlıktan gelmeden, dürüst, ben merkezci olmadan, çok iyi bir empati kurarak, içtenlikle cevaplamaya çalışırlarsa beraberce üstesinden gelemeyeceğimiz bir sorunun olmadığına canı gönülden inanıyorum.

Evlilikte insanların genelinin bildiği bir gerçek vardır ki bu gerçek evlilik denen kurumun bir süre sonra standart bir döngüye girmesi sonucu monotonluğa sebebiyet verdiğidir. Bu monotonluğu birçok evlilik içerisinde de görmekteyiz ve bazen evlilikler bu monoton yapı nedeniyle karşılıklı ya da tek taraflı olarak kişilerde bezginlik yaratabilmektedir. İlişkiler bu hale büründüğünde de karşılıklı hoşgörüyü yok edebilmektedir.

Böyle bir durumla karşı karşıyaysanız lütfen çok gecikmeden bizimle temasa geçin çünkü böyle bir sorun açığa çıktığında, iki insan arasındaki muhabbet bezginlik raddesine geldiğinde bir sonraki aşaması kişilerin birbirlerine karşı hoşgörüsüz davranışları hatta bunun da ötesine geçerek şiddet içeren davranışları şeklinde bürünebilmektedir.

Dostlarım, kişiler ilişkileri noktasında beraberce bir çözüm üretemiyorlarsa tecrübe sahibi ve eğitimli “ben ya da başka biri” üçüncü bir kişiye mutlaka ihtiyaçları var demektir.  Her ne sorun yaşanırsa yaşansın bir şekilde her türlü sorunun çözümü vardır yeter ki çözüm üretebilme iradesine sahip olalım ve ihmalkarlık yaparak ilişkilerimizi daha fazla yıpratmadan gerekli olan girişimlerde bulunalım.

Popülist davranmadan, samimi bir şeklide şunu da belirtmeliyim! 

Bazen çözüm her iki insanın bir arada kalması şeklinde olamaya bilmektedir. Bizim buradaki çözümden kastımız ilişki yaşayan insanların evlilikleri noktasında hayatlarını bir birilerine zindan etmeden en doğru çözümü üretmelerine katkı sunmaktır.

Hiçbir danışanıma asla ama asla “Boşanmalısın ya da evli kalmalısın!” gibi tavsiyelerde bulunmam. Benim buradaki sorumluluğum, yazının başında da belirttiğim gibi sorularla kişinin kendi sorununu aşmasına yardımcı olmaktır ve bu sorular kesinlikle boşanmayı ya da boşanmamayı ima eden şekilde olmaz. Bana göre böyle bir yaklaşım kesinlikle ahlak dışı, kişilerin yanlış karar vermelerine sebebiyet veren virüsler barındırmaktadır.

Dostlarım, size bu tür tavsiyelerde bulunan bir profesyonel ile çalışıyorsanız “sorumluluğum gereği” hemen bağlantınızı kesmenizi tavsiye etmeliyim çünkü son derece bilinçsiz biriyle çalışıyorsunuz demektir ve ilişkiniz noktasında sonuçlarını çok ağır ödersiniz.

Her zaman çiftlerin birbirlerini anlamaları noktasında çalışmalar yaparım çünkü çiftler birbirlerini ve kendilerini yaşadıkları ilişki içerisinde iyi bir şekilde tanımlayabilirlerse sağlıklı kararlar üretebilirler.

Özellikle evlilik öncesi ilişkilerde bizden destek almanız bana göre son derece önem teşkil etmektedir çünkü kişilerin doğru evliliği yapabilmesi özellikle genç yaşta olan kişilerde genellikle pek mümkün olamamaktadır. Bu durumu boşanma oranlarına baktığımızda da çok rahatlıkla görebilmekteyiz. Şu an için her üç çiftten biri boşanmaktadır yani kendinize sakın “Benim başıma gelmez!” demeyin.

Evliliklerine veya evlilik öncesi ilişkilerine zarar gelmesinden korkarak bize gelmekten kaçan insanlar bulunmaktadır.  Bana göre böyle bir yaklaşım kişilerin hayatları ile kumar oynamasıdır. “Ya tutarsa!” Mantığıyla evlilik olmaz. Lütfen bunu çok iyi anlamaya çalışın ve bu noktada ne kadar profesyonel fikri alırsanız o kadar az hata yapabileceğinizi bilin.

Özellikle evlilik öncesi ilişkilerde kişiler aşkın büyüsüne kapılarak evlilik noktasında tamamıyla duygulara dayalı, mantıktan uzak yaklaşımlar sergileyerek son derece hatalı kararlar alabilmektedir. Biliyorum! “Ben sadece duygularım ile kara vermiyorum, mantığımı da dikkatlice kullanıyorum hatta ben sadece mantığımla karar veriyorum.” diyenleriniz olacak.

Hangi mantık? Mantık denen şey doneler yoksa yani yaşanmışlıkla kazanılan tecrübeler yoksa, kendinin kuyruğunu kovalaması misali bir hal alır ve farkına dahi varmadan ardı ardına yanlış kararlar almış olursunuz.

Bu noktadaki güven “çok özür diliyorum” ama bana göre ahmaklıktır.  Lütfen anlamaya çalışın ve evdeki Ahmet amca, Fatma teyzenin verdiği taktiksel sözleri nimetten zannetmeyin. Biz profesyoneller tavsiye vermeyiz ya da “Evlilikte keramet vardır.” demeyiz. Bizim amacımız sorular ile kendi doğrularınızı bulmanıza yardımcı olmaktır ve tabi ki bu noktada sahip oluğumuz tecrübelerden de yararlanırız. Fakat son tahlilde sağlıklı olan kendi gerçeğinizi sorgulayarak bulmanız ve bu yolla karar almanızdır.

Bunun oluşabilmesi için yeri geldiğinde beraber samimi bir yemeğe çıkarak yeri geldiğinde evde misafiriniz olarak en yakın temasla sizin için en iyi olanı beraberce bulmaya çalışmaktayız. Bu noktada beraber uyum ve çaba bizim en yakın dostlarımızdır.

Unutmayın, kişinin bazen en büyük düşmanı kendine duyduğu aşırı güvendir. Beynimizin yüzde onunu kullandığınız bir yanılsama dünyasında size ve ilişkinize dışarıdan bakmayı başarabilecek üçüncü bir taraf yanlış karalar alma payınızı her zaman azaltacaktır.

Sağlık ve huzurla kalın.

Alparslan Varer
info@alparslanvarer.com

WeCreativez WhatsApp Support
İsim, telefon ve görüşmek istediğiniz konuyu belirtiniz!