Kişi epilepsi (sara) hastalığıyla ilk kez karşı karşıya kaldığı zaman ne yapacağını gerçek anlamda bilmiyorsa ilk epileptik atağının akabinde ağır psikolojik sorunlar yaşayabilmekte, bu psikolojik sorunlarla birlikte epilepsiden kurtulmak adına son derece bilinçsiz, rastgele adımlar atabilmektedir.

Uzun yıllar yaptığım çalışmalar boyunca bu şekilde adımlar atarak oldukça yanlış kararlara imza atmış aileleri ve kişileri bolca görmüş, bütün bu insanların pişmanlık dolu konuşmalarına defalarca şahit olmuşumdur. “Keşke daha dikkatli olsaydım, keşke biraz daha araştırsaydım, keşke hemen ameliyat olmasaydım, ameliyat oldum nöbetlerim daha da ağırlaştı, çocuğumu götürdüğüm doktor para için gereksiz yere ameliyat eti.” İnanın, bazı konuşmaları buraya yazamıyorum çünkü ahlaken yazmam mümkün değil.

Epilepsiyi yaşamış ve farkındalık çalışmaları ile kurtulmuş, epilepsi olan kişiler ve yakınlarına yönelik ülkesindeki ilk sivil toplum kuruluşunu kurmuş, yıllar boyunca bu konuda bir çok çalışma yürütmüş biri olarak açıkça belirtmeliyim ki toplumun hatırı sayılır bir kesiminde hala yetersiz bilgiye sahip olan insan sayısı hayrete düşürecek derecede çoktur.

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre her 100 kişiden 1’i, 3.dünya ülkelerinde ise her 100 kişiden 1.3’ü epilepsidir. Epilepsi her yaşta her cinsiyetten her zaman her an karşı karşıya kalabileceğimiz bir hastalıktır.

Epilepsi noktasında farkındalık yaratmak adına yürütülen bu çalışma epilepsi konusunda boşluk bırakmayacak şekilde insanları bilgilendirme yöneliktir. İlk müdahaleden epilepsi ile karşılaştıktan sonra neler yapılması gerektiğine epilepsi olmamak için ne tür tedbirler alınabileceği ne kadar birçok konuya sorulu cevaplı ışık tutmaktayız.

Bu konuda Türkiye çapında 500'ün üzerinde seminer vermiş, yüzlerce toplantı, aile danışma grupları, birebir danışmanlık hizmetleri vererek epilepsi olan kişiler ve ailelerinin yaşamlarını biraz daha kolaylaştırmaya çalışmışımdır. Şimdi de “Epilepsi Denen Riskin Farkında Mıyız?” başlıklı çalışmayı yürütmekteyiz.

Biliyorum, bu yazıyı okusanız dahi başınıza gelmedikçe, “Hadi canım, benim başıma nasıl gelecek?” diye düşünenleriniz olacaktır. Bu noktada yapacağım fazla bir şey yok ama şunu söyleyebilirim. Ne ben ne de dünyada bulunan on milyonlarca epilepsi olan kişi epilepsinin başına gelebileceğini hiçbir şekilde zaten öngöremedi. 

Sizce ben iki metreden sırt üstü düşüp kafamın arka kısmını yere vurarak epilepsi olacağımı öngörebilir miydim? 

Bir trafik kazasında direksiyona ya da aracının camına şiddetlice kafarsını vurma sonucunda epilepsi olan kişi bunu öngörebilir miydi?

Doğum sırasında çocuğu bir nedenden dolayı oksijensiz kalan anne-babalar olacak olanları öngörebilir miydi?

Beyninde tümör oluşan kişi bunun sonucu olarak ağır epileptik ataklara maruz kalacağını bilebirlir miydi? 

Ya siz, kendinizin ya da sevdiklerinizin başına bir kaza gelmeyeceğini ya da epilepsiye neden olacak bir hastalığın baş göstermeyeceğini öngörebilir misiniz?

Tedbirsiz olmayın, bilgilenin ve epilepsi konusunda her şekilde ne yapacağınızı öğrenin. Epilepsi ile mücadele ancak bu şekilde başarıya ulaşabilir çünkü epilepsi plansız mücadeleyi affetmez.

Sağlıkla kamanızı dilerim. 

Biraz garip bir temenni ile bitirdim galiba ama uzun yıllar sağlıktan uzak yaşamış biri olarak gerçekten bunu temenni ediyorum. Benim yaptığım yanlışları sizler yapmayın. Yaşadığım bir epileptik atağın dahi kimsenin başına gelmesini istemem ama bu iş temenniler ile değil tedbirler ile sağlıklı sonuca ulaşabilir. Lütfen bunu da anlamaya çalışın!

Alparslan Varer
info@alparslanvarer.com
 

WeCreativez WhatsApp Support
İsim, telefon ve görüşmek istediğiniz konuyu belirtiniz!