Alparslan Varer Kimdir?

Aslında bu kısmı “İnsan olmaya çalışan biri.” diyerek bitirmek isterdim ama insan evladındaki o kalın önyargıları aşmak adına kişileri belirli oranda tanımak gerektiğini de düşünüyorum.

Dostlarım, hiçbir yazı kişinin karakterini tam olarak ortaya koymaz, hiçbir belge de kişinin uzmanlığını tam olarak göstermez. Uzmanlığa yaşayarak, yaşadıklarınız üzerine uzunca düşünerek, deneyimleyerek, olayların içinden geçerek, olaylarla muhatap kişilerin duygulanımlarını, düşüncelerini gözlemleyerek ve tüm bunların üzerine her türlü literatürü araştırarak ulaşılabilir. Sahip olduğumuz belgeler sadece karşımızdaki kişilere güven verme ve yaptığımız işi yasal zeminde yapabilme amacıyla sahip olduğumuz kâğıt parçalarıdır ama tabi ki gereklidir. Evet, bu belgelerden birkaçına bir kısmı uluslararası bir kısmı ulusal olacak şekilde ben de sahibim ama uzmanlık konusundaki görüşüm yukarıda belirttiğim gibidir.

Bana göre gerçek anlamda gelişim yolculuğum henüz yirmili yaşlarımın başındayken karşılaştığım, halk arasında epilepsi fırtınası adıyla bilinen çok ağır bir atak sonucu başladı diyebilirim. İnsan ölümü kısmen tatmak gibi tadı son derece acı bir deneyim yaşadığında sanki ultra hızlandırılmış bir kişisel gelişim programına gitmiş gibi oluyor.

Bu yaşadığım zor deneyimden sonra kendi çıkarlarıma dayalı keyif ehli yaşamımı değiştirmem gerektiğini gayet açık bir şekilde anlamıştım ve buna yönelik oldukça uç kararlar almak durumunda kalmıştım. Bu kararların bazılarını yaşamıma uygulamam oldukça zor olsa da var oluşumun getirdiği önceliklere dayalı olarak hareket etmem gerektiği açıktı.

Sonrasında süratle hizmet çalışmalarına başladım ve daha sonra araştırdığımda benim yaşadığım deneyimi yaşayan her insanın aynı şeyi yapmaya başladığını gördüm çünkü toplumun dayattığı kısır döngünün dışında, gerçekte ne olduğunu biraz olsun anlamaya başladığınızda hayatınızı yüksek bir ideale adamanın gerekliliğini çok daha net bir şekilde anlıyorsunuz.

Aşevi, insani değerler çalışması, engelli merkezleri çalışmaları, danışmanlık hizmetleri vs. derken profesyonel anlamda ilk sivil toplum çalışmam olan Hizmet Birliği Derneği’ni kurdum. Bu Dernek hiçbir dini ya da siyasi oluşuma bağlı olmayan yalın hizmetin, yardımseverliğin peşinden koşan bir yapıya sahipti.

Çocuklara yönelik birçok çalışma ve proje yürüttüm ama beni en derinden yaralayan şey geceleri İstanbul'un arka sokaklarındaki kuytularda çocuklarımızın nelere maruz kaldıklarını görmekti. Bu gördüklerim beni sitemkâr şekilde üzmüştür çünkü bir çocuğun bu denli ahlak dışı bir şekilde sömürüldüğünü görmek herhangi bir kişinin sindirebileceği bir durum olmasa gerek.

Bu arada çocukken geçirdiğim bir kaza sonucu ortaya çıkan epilepsi “sara” hastalığım devam ediyordu ve ülkemde epilepsi olanlar ve yakınlarının gidip destek alabilecekleri bir Sivil Toplum Kuruluşunun olamadığını öğrenmem üzerine epilepsi olanlar ve yakınlarına yönelik Türkiye'deki ilk sivil toplum kuruluşu olan Epilepsi ve Toplum Derneği’ni kurdum. Derneğin ilk adı Epilepsi Hastaları Derneği’ydi ama bir hekim tavsiyesi üzerine koyduğum bu ismi hiçbir dostumun ve benim de beğenmemem üzerine ilk genel kurulda Epilepsi ve Toplum Derneği olarak değiştirdik.

Kurum, kuruluş ve halka yönelik yüzlerce seminer, toplantı düzenledik. İstanbul dışında talep gelen il ve ilçelerde de seminer çalışmalarımızı ayrıca devam ettirdik. Epilepsiye olan önyargının aşılması ve yanlış bilinen uygulamaların düzeltilmesine yönelik polis teşkilatı ve milli eğitim bünyesinde de ayrıca çalışmalar yaptık.

Arkadaş gurupları oluşturarak kişilerin kendileri ile aynı sorunu yaşayan insanlarla paylaşımda bulunarak kendilerini dışa açmalarını sağladık. Bu çalışmalardan oldukça verimlilik almışızdır! 

Derneği Uluslararası Epilepsi Bürosuna sokarak uluslararası zeminde de Ülkemizi temsil ettik. Epilepsy News Dergisi ile 146 ülkeye çalışmalarımızı ulaştırdık. Tüm bu çalışmalar ve dahasını bütün yönleri ile Dernek Süreci bölümünde bulabileceksiniz. 

Bu sırada enteresan bir olay oldu, “Kesinlikle düzelmezsin, ömrünün sonuna kadar çekeceksin, seni sadece ameliyat kurtarır.” denilen epileptik durumum düzeldi. Aradan on beş yılı aşkın zaman geçmesine rağmen hiçbir nöbet hatta nöbet öncesi belirti dahi olmadan yaşamıma devam etmekteyim. Bu olay hayatımın ikinci miladıdır ki nasıl kurtulduğum konusuna kitapta genişçe yer verdim. 

Sosyal sorunları ve sosyal hizmet çalışmalarını baz alan bir dergi olan Yaşam ve Toplum Dergisi'ni dijital mecrada hayata geçirdik. Çalışmalarını eşim Burcu Varer ile birlikte yürüttüğümüz bu dergiyle bir yılda otuzun üzerinde makale ve röportaj yayınladık.

Yirmi yedi yılı aşkın çalışmalarım sonucunda oldukça yorulmuştum ve bu dinlenme döneminde yaşanmışlığım ve tecrübelerimi paylaştığım “Epilepsiyi Yaşadım Fark Ettim Kurtuldum.” adındaki epilepsi ve kişisel gelişim temalı bu kitabı yazdım.
Dostlarım şunu asla unutmayın! Karşınızdaki kişiler nasıl bir tecrübeye ya da eğitime sahip olursa olsun iş sizlerde bitiyor. Yaşamını bir adım öteye, daha yüksek bir ideale taşımak istemeyen ya da toplumun, yaşamın dayattığı kısır döngüden çıkarmaya çalışmayan biri için ne yazık ki yapılacak çok az şey var.

Gelişim yolculuğunuzu epilepsiden kurtulmak için benim gibi kullanabilirsiniz ki bunu nasıl başaracağınızı kitapta uzunca aktardım ya da izole, korku içerisinde bir hayat yaşayabilirsiniz. Evet, zor bir tercih! Bunu yaşamış biri olarak oldukça iyi bilen biriyim ama kısır döngülerin dışına çıkarak bir yaşamınız olsun istiyorsanız ne yazık ki bunun kolay bir yolu yok.

Sağlıcakla kalın.

Alparslan Varer
Resmi Twitter Hesabım
info@alparslanvarer.com

WeCreativez WhatsApp Support
İsim, telefon ve görüşmek istediğiniz konuyu belirtiniz!